Kira sözleşmesinin sona erdirilmesi ve kiracının tahliyesi, Türk Borçlar Kanunu’nda ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Kiraya verenin, kiracıyı keyfi şekilde tahliye etmesi mümkün değildir. Tahliye işlemlerinin mutlaka kanunda belirtilen şartlara uygun olarak yürütülmesi gerekir.
Tahliye süreci, kira sözleşmesinin türüne, süresine ve tahliye sebebine göre değişiklik gösterir. Her tahliye sebebi, farklı usul ve süreler içermektedir.
Kiraya verenin tahliye talebinde bulunabileceği başlıca haller şunlardır:
Kira bedelinin ödenmemesi durumunda, kiracıya yazılı ihtar gönderilmesi zorunludur. İhtar süresine rağmen ödeme yapılmazsa tahliye davası veya icra yoluyla tahliye süreci başlatılabilir.
İki haklı ihtar nedeniyle tahliye, aynı kira yılı içerisinde kira bedelinin zamanında ödenmemesi sebebiyle kiracıya iki ayrı haklı ihtar gönderilmesi halinde gündeme gelir. Bu durumda kira süresinin sonunda tahliye davası açılabilir.
Tahliye taahhüdü, kiracının belirli bir tarihte taşınmazı boşaltacağını yazılı olarak kabul etmesidir. Geçerli bir tahliye taahhüdüne dayanılarak icra yoluyla veya dava açılarak tahliye sağlanabilir.
Kiraya verenin konut veya işyeri ihtiyacı, kanunda öngörülen önemli tahliye sebeplerindendir. Kiraya veren; kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler için gerçek ve samimi bir ihtiyaç bulunduğunu ispatlamak zorundadır.
Taşınmazın yeniden inşası, esaslı tadilatı veya imarı nedeniyle tahliye talep edilebilir. Bu durumda yapılacak işlemlerin kiralananın kullanımını imkânsız kılması gerekir.
Tahliye davalarında süreler ve usul kuralları son derece önemlidir. Yanlış açılan dava, eksik ihtar veya sürenin kaçırılması halinde tahliye talebi reddedilebilir.
Kiracının da hukuki hakları bulunmaktadır. Tahliye sürecinde kiracı, geçersiz ihtar ve hukuka aykırı tahliye taleplerine karşı yasal yollara başvurabilir.
Kira uyuşmazlıkları, hem kiraya veren hem de kiracı açısından ciddi hak kayıplarına yol açabileceğinden, sürecin başından itibaren hukuki destek alınması büyük önem taşır.
Her kira ilişkisinin kendine özgü koşulları bulunduğundan, tahliye sürecinin somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekir.
İlgili makale: Boşanma Davalarında Nafaka Türleri